82. Venedik Festivali’nden notlar: Lanthimos büyük ödülü kazanmaya aday...

Lanthimos hümanist mi, yoksa mizantrop mu?
Her ikisi de!...
Kimilerine göre -ki pek haksız sayılmazlar-gölgesinden daha hızlı film çeken çılgın Yunan yönetmen, bu kez turnayı tam gözünden vurmuş. Hem de avlanması çok zor olan bir turnayı ustaca yakalamayı başarmış. Zor, çünkü yine Emma Stone ile Jesse Plemons’un olağanüstü yorumlarıyla etki gücü artan “Bugonia”, yeniden çevrilmiş bir film; yani, daha çok kullanılan İngilizce tanımıyla, bir remake.
2003 yılında, Güney Koreli Jang Joon-hwan’ın yönettiği, “Yeşil Gezegeni Kurtarmak” adlı bilimkurgu türü filmin, aynı yönetmen tarafından 2020’lerin başında Hollywood’da yeniden çekilmesi planlanmış ve sonuçta proje, büyük Amerikan yapımlarına kendi kimliğini yitirmeden uyum sağlamış olan; ödüller kazanan, ayrıca gişe girdisi de iyi olan başarılı filmler imzalayan Lanthimos’a ısmarlanmış. Çok da iyi olmuş.
Belki de filmleri genelde zıt tepkilerle karşılanan yaratıcı yönetmenin gelecekte başyapıtı olarak değerlendirilecek olan “Bugonia”, ilaç ve kimya sanayisi devleri tarafından pazarlanan ürünlerden zehirlenen ya da tehlikeli yeni ilaçları denemek için üç kuruşa canlı kobay olarak kullanılan insanların ve yakınlarının yaşadıkları dramlara eğiliyor. Üstelik, günümüzde hızla artan komplo teorilerine dört elle sarılan ayrıca, uzaydan gelen güçlere de inanan iyi niyetli sıradan insanların, “suçluları” cezalandırmak isterken öç alma dürtüsüne yenik düşmelerine kadar, akla gelebilecek bir dizi alt tema içeren filmin yapımcıları arasına Ari Aster’in katılmasıyla, kara mizahı bol bol kullanan Lanthimos, alabildiğine özgürce çalışma olanağı bulmuş.
“Büyük bir ilaç şirketi yöneticisinin (Emma Stone), annesi yeni bir ilacı denerken komaya giren sivri zekâlı bir genç adam ile saf kuzeni tarafından, dünyamızı yok etmek için uzaydan gönderilen bir yaratık olduğu düşünülerek kaçırılması ve tutsak edilmesi” olarak özetlenebilecek “Bugonia”yı anlatmak beyhude. İzlenmesi, üzerinde kafa yorulması gereken bir film. Tartışılacak o kadar çok konu ve alt tema içeriyor ki kara mizah eşliğinde kotarılmış bu filmi defalarca görmek isteyenler kuşkusuz çok olacaktır.
İki yıl önce, Emma Stone’un yine başrolde olduğu “Poor Things” adlı filmiyle Venedik’te Altın Aslan kazanan Yorgos Lanthimos (1973), daha ilk günden, bu büyük ödülü ikinci kez kazanmaya aday...
DÜZELTME:Dünkü yazımda kullanılan fotoğrafta, Fransız yönetmen Julia Ducournau başkanlığındaki jürinin, festivalin yarışmalı ikinci resmi seçkisi olan “Orizzonti” (Ufuklar) bölümünün jürisi olduğu belirtilmemiş. Düzeltir, özür dileriz.
Cumhuriyet